Bir “Yalnızlık” şiiri…
Daha önce Sessiz Kaptan mahlası ile yayınlamış olduğum şiirleri bir yol kazasına kurban verdiğim şiir sitem sayesinde artık bu sitemde yayınlamayı düşünüyorum. Bu vesile ile fırından yeni çıkmış bir ekmeğin sıcaklığındaki son şiirim olan “Yalnızlık Risalesi”ni sizlerle paylaşmaktan ötürü mutluyum. Buyrun işte o şiir; Yalnızlık risalesi Haydarpaşa’da her treni ben bekliyorum İnsanlar geldikleri kadar gidiyorlar Azalıyorlar | devamı »
Dersimiz Dersim
Mel Gibson’un Cesur Yürek isimli yapıtının başlangıcında şöyle bir söz geçer; “Biliyorum İngiliz tarihçileri beni yalanlayacaktır ancak tarihi zaten yalancılar yazar” Dersim hakkında gereksiz laf kalabalığı yapıp sizleri yormak istemem. Olan olmuş, ölen ölmüş, ölenlerin torunları nerede saf tutacaklarına çoktan karar vermiş. Ancak yine de mantık sınırlarını zorlayan pişkin resmi tarihimizin bize söylediği yalanlardan birinin | devamı »
Irkçılık Sorunsalı
23 Ekim Pazar günü Van’ı sarsan Van ile birlikte Millet olarak hepimizi yıkan bir deprem yaşadık. Bu deprem ile birlikte ülkemizin sinirleri oldukça bozuldu. Her gün enkaz görüntüleri, ölü ve yaralı haberleri, depremzedelerin çektiği sıkıntılar ve karşı karşıya kaldıkları imkânsızlıklar yüzünden epeyce gergin günler geçirdik. Aslında gerginliğimizi katlayan depremden hemen önce gündemimizi meşgul eden şehit haberleriydi ve | devamı »
Türk işi animasyon: Hezarfen
Hazerfen isimli animasyonu duyanınız vardır. Bendeniz bir haber sitesinin haberi sayesinde henüz birgün önce öğrendim bu eğlenceli-düşündürücü ve oldukça başarılı yerli animasyonumuzu. 25 yaşındaki genç animasyoncu Tolga Arı önderliğinde geniş bir ekip tarafından hazırlanan bu güzel animasyonla sizleri başbaşa bırakarak sözü daha fazla uzatmamış olayım. Daha detaylı bilgi için birkaç “search” yeterli. Hezarfen | devamı »
Leyla ile Mecnun dizisi ve müziği…
Bir dizi modern insan ilişkilerini bu kadar mı güzel anlatır; hem de komedi tadında… Takip edenler bilir TRT son dönemlerde olağanüstü güzel dizilere imza atıyor. Hepsi birbirinden ilginç ve hepsi birbirinden güzel. Ben şahsen akşamları pek TV izleyemiyor olsam da gündüz kuşağında tekrarlanan bölümlerini elimden geldiğince takip ediyorum. Şuana kadar “Adım Bayram Bayram”, “Sen de Gitme”, “Leyla ile Mecnun” | devamı »
Vogue’ un neresi türbanına hitap ediyor a kuzum?
Artık bir moda dergisinden çok bir “hayat tarzı” yansıtma aracı olarak lanse edilen ünlü Vogue dergisini bilirsiniz. Geçtiğimiz yıl Vogue iyi eğitimli, ecnebi dili olan “beyaz Türkler” e bir gol atarak Türkiye’de yayına başladı. Hani klasik “burası Türkçe olmasın, buraya da çoban dolmasın” eylemcileri vardı ya işte onlaradır sözüm azıcık. Tabi dergi Türkiye’de yayınlanmaya başladıktan sonra artık İETT otobüslerinde | devamı »
Şerefsizim ben bunu düşünmüştüm
Yazıma başlık olan söz Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele filminde ki deli Emin’in Televizyonu gördüğü zaman verdiği tepkiden alıntıdır. Yoksa şerefsiz falan değilim tabii ki! Kendimi internetle yakın sayan biri olduğum halde maalesef “zaytung” isimli siteden Twitter’ı etkin kullanmaya başladığımda haberim oldu. Hâla bu siteden haberi olmayanlara kısaca tanıtayım; Zaytung güncel olay ve haberleri muzip-ironik | devamı »
Rachel Corrie Kimdir?
Yaşadığı dönemde meşgul olmuş olduğu meslek beni hiç ilgilendirmiyor çünkü Rachel Corrie bana göre bir mimardır. Hem de öyle “yüksek” “ordinaryus” vb. tabirlerle tanıtılamayacak, kendisine verilmesi gereken ünvanın çok daha yükseklerde olması gereken bir mimar! Gazze Şeridinde Filistin’lilere ait evleri yıkmaya çalışan buldozerlerin önüne geçip evlerin yıkılmasını önlemek istemiştir. Üzerine, üzerine | devamı »
Sathı diplomasi
Bu yazıya başlık olan “sathı diplomasi” sözcüğü Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu tarafından yaklaşık bir yıl önce dillendirildi. Davutoğlu yapmış olduğu konuşmada “Hattı diplomasi yoktur, sathı diplomasi vardır” diyerek kısaca kendi dış politika görüşünü bizlere sunmuş oluyordu. Türkiye için “ihtiyaç” diyebileceğimiz önemli bir görüştü bu şüphesiz. Hele bir bakanın bunu sadece süslü bir cümleden | devamı »
Övgüyü hak edenler
Toplum olarak alışkınızdır şikâyet etmekten, eleştirmekten, yerin dibine batırmaktan. Çok alışıldık gelmese de bendeniz bu yazımda deyim yerindeyse “rutin dışına” çıkıp “Sezar’ın hakkı” babında övgülerde bulunacağım. Gündelik hayatta karşıma çıkan ve benim çok hoşuma giden üç uygulama ile başlayacağım “Sezar’ın hakkı” kategorisine. (devamı») Paylaş / Yollavar el = document.getElementById('share-link-75911280001');el.params | devamı »
RSS







